0549 222 0 222
info@nutritionistanbul.com
  • HAKKIMIZDA
  • HİZMETLERİMİZ
    • Zayıflama
    • Kilo Alma
    • Kilo Koruma
    • Hastalıklarda Beslenme
    • Çocuklarda Beslenme
    • Hamilelerde Beslenme
    • Emziren Annelerde Beslenme
    • Sporcularda Beslenme
    • Kurumsal Diyetisyen
  • BAŞARI HİKAYELERİ
  • ONLİNE DİYET
  • BLOG
  • İLETİŞİM
Ürün sepetinize eklendi.

GLP-1 Kullanırken Beslenme Nasıl Olmalı?

Nutrition İstanbul
Tavsiyeler
GLP-1 Kullanırken Beslenme Nasıl Olmalı?
5 saat önce
Tavsiyeler
Yorum yapılmamış

GLP-1 Kullanırken Beslenme Nasıl Olmalı?

Son yıllarda GLP-1 temelli ilaçlar kilo yönetimi alanında çok daha fazla konuşulmaya başladı. Ozempic, Mounjaro, Saxenda ve benzeri ilaçları kullanan birçok kişi iştahının azaldığını, porsiyonlarının küçüldüğünü ve daha hızlı kilo verdiğini söylüyor. Fakat burada çok önemli bir nokta var:

İştahın azalması, doğru beslendiğiniz anlamına gelmez.

GLP-1 sürecinde birçok kişi daha az yemek yediği için kilo verebilir. Ancak bu süreç doğru yönetilmezse yeterli protein alınamayabilir, kas kaybı yaşanabilir, kabızlık, bulantı, halsizlik, saç dökülmesi, vitamin-mineral eksiklikleri ve kilo koruma döneminde zorlanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Ben Uzm. Dyt. Samet Yağlı olarak, Nutrition İstanbul çatısı altında GLP-1 kullanan danışanlarda beslenme düzeninin sadece “az yemek” üzerinden değil; kas kütlesi, protein alımı, lif tüketimi, sıvı dengesi, kan tahlilleri ve sürdürülebilir kilo kontrolü üzerinden planlanması gerektiğini düşünüyorum.

Bu yazıda GLP-1 kullanırken beslenmenin nasıl olması gerektiğini sade ve uygulanabilir şekilde anlatmak istedim.


GLP-1 Nedir ve Beslenmeyi Neden Etkiler?

GLP-1, vücutta iştah, kan şekeri ve mide boşalması üzerinde etkili olan bir hormon sistemidir. GLP-1 reseptör agonistleri olarak bilinen ilaçlar, bu sistemi taklit ederek iştahı azaltabilir, tokluk hissini artırabilir ve mide boşalmasını yavaşlatabilir. Bu nedenle kişi daha küçük porsiyonlarla doyabilir ve daha az yemek yeme eğilimi gösterebilir. GLP-1 grubu ilaçların kan şekeri yönetimi ve obezite tedavisinde kullanıldığı; bulantı, kabızlık, ishal, kusma ve mide rahatsızlığı gibi sindirim sistemi yan etkilerinin de görülebildiği bildirilmektedir.

Fakat bu mekanizma beslenme açısından iki taraflıdır. Bir yandan kilo kaybını destekleyebilir. Diğer yandan kişi yeterli ve dengeli beslenmezse besin kalitesi düşebilir.

GLP-1 kullanan kişilerde en sık gördüğümüz risklerden bazıları şunlardır:

  • Yetersiz protein alımı
  • Kas kaybı
  • Lif tüketiminin azalması
  • Kabızlık
  • Yetersiz su tüketimi
  • Vitamin-mineral eksiklikleri
  • Öğün atlama
  • Çok düşük kaloriyle beslenme
  • İlaç bırakıldıktan sonra kilo geri alımı

Bu yüzden GLP-1 sürecinde amaç sadece kilo vermek olmamalıdır. Amaç, kaliteli kilo kaybı olmalıdır.

Kaliteli kilo kaybı; mümkün olduğunca yağ kaybederken kas kütlesini, metabolik sağlığı ve yaşam kalitesini korumaktır.


GLP-1 Kullanırken En Büyük Hata: “Zaten Acıkmıyorum” Diye Beslenmeyi Boşlamak

GLP-1 kullanan birçok kişi şu cümleyi kurar:

“Hocam zaten acıkmıyorum, çok az yiyorum.”

Bu cümle ilk bakışta iyi gibi görünebilir. Fakat beslenme açısından riskli olabilir. Çünkü vücudun sadece kaloriye değil, proteine, vitamine, minerale, life, suya ve düzenli enerjiye ihtiyacı vardır.

Az yemek her zaman doğru yemek değildir.

Bir kişi gün içinde çok az yiyerek kilo verebilir ama aynı anda:

  • Kas kaybedebilir
  • Halsizleşebilir
  • Saç dökülmesi yaşayabilir
  • Kabızlık yaşayabilir
  • Bağışıklığı zayıflayabilir
  • Spor performansı düşebilir
  • Metabolik hızı olumsuz etkilenebilir
  • Kilo koruma döneminde zorlanabilir

GLP-1 sürecinde iştah azalması bir avantajdır. Ama bu avantaj doğru beslenme planıyla desteklenmezse uzun vadede sorun oluşturabilir.

Bu nedenle GLP-1 kullanan kişilerde temel hedef şu olmalıdır:

Daha az yemek değil, daha kaliteli ve yeterli beslenmek.


Protein GLP-1 Sürecinin Temel Taşıdır

GLP-1 kullanırken en kritik konulardan biri protein alımıdır. Çünkü hızlı kilo kaybı dönemlerinde kas kaybı riski artabilir. Bilimsel yayınlarda GLP-1 tedavileriyle kilo kaybının önemli kısmının yağdan geldiği, ancak yağsız kütle kaybının da klinik açıdan dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Bazı değerlendirmelerde kaybedilen ağırlığın yaklaşık %30–40’ının yağsız kütleden gelebileceği belirtilirken, daha yeni çalışmalar bu oranın kişiye, tedaviye, egzersize ve beslenme desteğine göre değişebileceğini göstermektedir.

Burada önemli olan tartıdaki rakam değil, vücut kompozisyonudur.

Yani kişi 10 kilo verdiğinde şu soru sorulmalıdır:

Bu 10 kilonun ne kadarı yağdan, ne kadarı kastan gitti?

Protein alımı yetersizse, kişi hızlı kilo verirken kas kaybı yaşayabilir. Kas kaybı ise metabolik hızı, güç hissini, vücut sıkılığını ve kilo koruma dönemini olumsuz etkileyebilir.

GLP-1 sürecinde protein kaynakları kişiye göre planlanmalıdır. Genel olarak şu besinler değerlendirilebilir:

  • Yumurta
  • Yoğurt
  • Kefir
  • Süt ürünleri
  • Tavuk
  • Hindi
  • Balık
  • Kırmızı et
  • Kurubaklagiller
  • Peynir
  • Protein içeriği yüksek ara öğünler
  • Gerekli durumlarda uzman kontrolünde protein destekleri

Ancak protein miktarı kişiye göre değişir. Kişinin kilosu, yaşı, böbrek sağlığı, fiziksel aktivitesi, kas kütlesi ve sağlık durumu dikkate alınmadan standart protein önerisi vermek doğru değildir.


Kas Kaybını Önlemek İçin Sadece Protein Yetmez

Protein çok önemlidir ama tek başına yeterli değildir. GLP-1 sürecinde kas kaybını azaltmak için beslenme, egzersiz ve takip birlikte düşünülmelidir.

Kas kütlesini korumak için üç temel başlık vardır:

  1. Yeterli protein alımı
  2. Direnç egzersizi
  3. Düzenli vücut kompozisyonu takibi

GLP-1 tedavisi sırasında kas ve kemik kütlesini korumak için uygun beslenme, direnç egzersizi, yaşam tarzı desteği ve düzenli takip önerilmektedir. Beslenme uzmanı desteği, dijital takip ve yaşam tarzı müdahaleleri de bu sürecin önemli parçaları arasında gösterilmektedir.

Bu yüzden GLP-1 kullanan bir kişinin sadece “ilaç iştahımı kesti” diye süreci kendi haline bırakması doğru değildir.

Özellikle şu kişiler daha dikkatli olmalıdır:

  • 40 yaş üstü bireyler
  • Daha önce kas kaybı yaşamış kişiler
  • Çok hızlı kilo verenler
  • Protein tüketimi düşük olanlar
  • Spor yapmayanlar
  • Uzun süre düşük kalorili beslenenler
  • Bariatrik cerrahi geçmişi olanlar
  • Kronik hastalığı olanlar

Kilo kaybı kaliteli yönetilmezse tartı düşer ama vücut kompozisyonu bozulabilir.


GLP-1 Kullanırken Öğün Düzeni Nasıl Olmalı?

GLP-1 kullanan kişilerde iştah azaldığı için klasik üç büyük öğün düzeni her zaman uygun olmayabilir. Bazı kişiler büyük porsiyonlarla rahatsızlık hissedebilir. Bu nedenle öğün düzeni kişiye göre esnetilmelidir.

Genellikle daha küçük ama besin değeri yüksek öğünler daha iyi tolere edilebilir.

Örneğin:

  • Büyük porsiyonlar yerine küçük ve dengeli öğünler
  • Her öğünde protein kaynağı
  • Yeterli sebze ve lif
  • Yağlı, ağır ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınma
  • Çok hızlı yememe
  • Yemekten hemen sonra yatmama
  • Sıvıyı gün içine yayma
  • Uzun açlıklar sonrası büyük öğün yapmama

GLP-1 ilaçlarında sindirim sistemi yan etkilerini azaltmak için porsiyonların küçültülmesi, yağlı ve ağır yiyeceklerden kaçınılması, yavaş yemek, yeterli sıvı almak ve lif tüketimini kademeli artırmak gibi stratejiler önerilmektedir.

Burada amaç mideyi zorlamadan, vücudun ihtiyacı olan besinleri karşılamaktır.


Bulantı, Kabızlık ve Mide Rahatsızlıklarında Beslenme Nasıl Düzenlenmeli?

GLP-1 kullanan kişilerde bulantı, kabızlık, reflü, şişkinlik veya ishal gibi şikâyetler görülebilir. Bu şikâyetler özellikle ilaca başlama döneminde veya doz artışlarında daha belirgin olabilir. Yale Medicine ve Cleveland Clinic gibi sağlık kaynakları GLP-1 ilaçlarında bulantı, kabızlık, ishal, kusma ve mide rahatsızlığını sık görülen sindirim sistemi yan etkileri arasında saymaktadır.

Beslenme tarafında şu yaklaşımlar işe yarayabilir:

Bulantı varsa

  • Büyük porsiyonlardan kaçının
  • Yağlı ve ağır yemekleri azaltın
  • Çok hızlı yemeyin
  • Yemekleri daha sade ve küçük porsiyonlarla tüketin
  • Koku hassasiyeti varsa sıcak ve yoğun kokulu yemekleri sınırlayın
  • Uzun süre aç kalıp bir anda yemek yemeyin

Kabızlık varsa

  • Su tüketimini artırın
  • Lif alımını yavaş yavaş yükseltin
  • Sebze, meyve, kurubaklagil ve tam tahılları kişiye uygun şekilde ekleyin
  • Günlük hareketi artırın
  • Çok düşük kalorili ve tek yönlü beslenmeden kaçının

Reflü veya mide yanması varsa

  • Çok yağlı yemeklerden kaçının
  • Geç saatte ağır yemek yemeyin
  • Yemekten hemen sonra yatmayın
  • Kahve, çikolata, baharatlı yiyecekler gibi tetikleyicileri kişisel toleransa göre değerlendirin

Burada önemli nokta şudur: Her kişide yan etki aynı olmaz. Bu nedenle beslenme planı kişiye göre düzenlenmelidir.


Lif ve Su Tüketimi İhmal Edilmemeli

GLP-1 sürecinde iştah azaldığında sebze, meyve, kurubaklagil ve tam tahıl tüketimi de azalabilir. Bu durum lif alımını düşürür. Lif alımı azaldığında kabızlık, bağırsak tembelliği ve tokluk dengesinde bozulma görülebilir.

Lif kaynakları:

  • Sebzeler
  • Meyveler
  • Yulaf
  • Tam tahıllar
  • Kurubaklagiller
  • Chia, keten tohumu gibi tohumlar
  • Kuruyemişler

Ancak lif bir anda çok artırılmamalıdır. Özellikle GLP-1 kullanan kişilerde mide boşalması yavaşladığı için lifin hızlı artırılması şişkinlik ve rahatsızlık yapabilir. Bu nedenle lif kademeli artırılmalı ve su tüketimiyle desteklenmelidir. Güncel beslenme önerilerinde GLP-1 kullananlarda kabızlık için lifin kademeli artırılması ve yeterli sıvıyla birlikte alınması vurgulanmaktadır.

Su tüketimi de en az lif kadar önemlidir. Çünkü iştah gibi susama hissi de azalabilir. Kişi fark etmeden daha az su içebilir. Bu da kabızlığı, halsizliği ve baş ağrısını artırabilir.


Vitamin ve Mineral Eksikliklerine Dikkat Edilmeli

GLP-1 kullanan kişiler daha az yemek yediği için bazı vitamin ve mineralleri yeterince alamayabilir. Özellikle uzun süre çok düşük kalorili veya tek yönlü beslenen kişilerde eksiklik riski artabilir.

Dikkat edilmesi gereken bazı başlıklar:

  • D vitamini
  • B12 vitamini
  • Demir
  • Kalsiyum
  • Magnezyum
  • Çinko
  • Folat
  • Protein
  • Omega-3
  • Lif

Bu nedenle GLP-1 sürecinde düzenli kan tahlili takibi önemlidir. Gerektiğinde hekim kontrolünde takviye planlaması yapılabilir. Diyetisyen burada beslenme düzenini değerlendirir, eksiklik risklerini görür ve kişiye uygun beslenme planı oluşturur.

Özellikle halsizlik, saç dökülmesi, baş dönmesi, kas güçsüzlüğü, kabızlık, yoğun yorgunluk gibi belirtiler varsa süreç mutlaka profesyonel olarak değerlendirilmelidir.


GLP-1 Kullanırken Hangi Yiyeceklerden Uzak Durulmalı?

GLP-1 sürecinde tamamen yasakçı bir yaklaşım doğru değildir. Ancak bazı yiyecekler mide rahatsızlığı, bulantı, reflü veya kilo kaybında yavaşlama yapabilir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Kızartmalar
  • Çok yağlı yemekler
  • Ağır soslu yiyecekler
  • Büyük porsiyon kırmızı et tüketimi
  • Şekerli içecekler
  • Gazlı içecekler
  • Çok şekerli tatlılar
  • Aşırı kahve tüketimi
  • Gece geç saatte ağır yemek
  • Çok hızlı yemek

Bu yiyecekler herkeste aynı etkiyi yapmaz. Ancak GLP-1 kullanan kişilerde mide boşalması yavaşlayabildiği için ağır ve yağlı yemekler daha fazla rahatsızlık verebilir.

Burada amaç yasak listesi oluşturmak değil, kişinin toleransını ve hedefini birlikte yönetmektir.


GLP-1 Bırakıldıktan Sonra Kilo Geri Alınır mı?

GLP-1 sürecinde en önemli konulardan biri de ilaç sonrası dönemdir. İlaç kullanırken iştah azalabilir ve kilo kaybı daha kolay olabilir. Ancak bu dönemde kalıcı alışkanlıklar oluşturulmazsa, ilaç bırakıldıktan sonra iştah artışı ve kilo geri alımı yaşanabilir.

Bu nedenle GLP-1 süreci sadece “ilaç kullanırken kilo verme dönemi” olarak görülmemelidir.

Asıl hedef şu olmalıdır:

  • Porsiyon kontrolünü öğrenmek
  • Protein alışkanlığı kazanmak
  • Lifli beslenmeyi oturtmak
  • Duygusal yeme davranışını yönetmek
  • Egzersiz alışkanlığı oluşturmak
  • Kilo koruma planı hazırlamak
  • Sosyal hayat içinde sürdürülebilir beslenmeyi öğrenmek

Eğer bu alışkanlıklar kurulmazsa, ilaç bırakıldıktan sonra eski düzene dönme riski artar.

Bu yüzden GLP-1 sürecinde diyetisyen desteği, sadece ilacı kullanırken değil; kilo koruma dönemine geçerken de önemlidir.


GLP-1 Kullanırken Diyetisyen Desteği Neden Gerekli?

GLP-1 ilaçları iştahı azaltabilir ama kişiye nasıl besleneceğini öğretmez. Protein ihtiyacınızı hesaplamaz. Kas kaybınızı takip etmez. Kabızlık yaşadığınızda lif ve sıvı dengenizi düzenlemez. Kan tahlillerinizi beslenme planıyla ilişkilendirmez. İlaç sonrası kilo koruma stratejisi oluşturmaz.

Bu noktada diyetisyen desteği devreye girer.

GLP-1 sürecinde diyetisyen desteği şu alanlarda önemlidir:

  • Kişiye özel beslenme planı
  • Protein hedefinin belirlenmesi
  • Kas kaybı riskinin azaltılması
  • Vücut analizi takibi
  • Lif ve su tüketiminin düzenlenmesi
  • Yan etkilere göre beslenme düzenlemesi
  • Kan tahlillerinin beslenme açısından değerlendirilmesi
  • Kilo koruma döneminin planlanması
  • Sürdürülebilir alışkanlıkların oluşturulması

GLP-1 sürecinde doğru beslenme desteği, verilen kilonun kalitesini belirler.


Sonuç: GLP-1 Sürecinde Amaç Az Yemek Değil, Doğru Beslenmektir

GLP-1 kullanan kişilerde iştah azalması önemli bir avantaj olabilir. Ancak bu süreç doğru yönetilmezse kas kaybı, besin eksiklikleri, kabızlık, halsizlik ve kilo geri alımı gibi sorunlar yaşanabilir.

Bu nedenle GLP-1 sürecinde beslenme planı; protein, lif, su, vitamin-mineral dengesi, egzersiz ve kilo koruma stratejisiyle birlikte düşünülmelidir.

Eğer İstanbul’da GLP-1 süreci için diyetisyen arıyorsanız; Ozempic, Mounjaro, Saxenda ve benzeri ilaçları kullanırken beslenme düzeninizi profesyonel şekilde planlamak, kas kaybını azaltmak ve sürdürülebilir kilo kontrolü sağlamak için Nutrition İstanbul’da destek alabilirsiniz.


Uzm. Dyt. Samet Yağlı
Nutrition İstanbul Kurucusu
Diyet Fest® & Kids Fest® Kurucusu

Bilgi ve Ölçüm Takibi Randevusu için: 0549 222 0 222

Önceki yazı
Levent’te Diyetisyen Seçerken Bilmeniz Gerekenler
Sonraki yazı
Ozempic ve Mounjaro Sürecinde Kas Kaybı Nasıl Önlenir?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed

Ozempic ve Mounjaro Sürecinde Kas Kaybı Nasıl Önlenir?

Levent’te Diyetisyen Seçerken Bilmeniz Gerekenler

İstanbul’da Erkek Diyetisyen Arayanlar İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Omurga

Omurga Sağlığınız İçin 3 Dakika!

Toktutanatistirmaliklar

Tok Tutan En İyi Ara Öğünler

Adsız 8.fw

Muz Şekeri Yükseltir mi ?

Diyet Fest 2025 – Sağlıklı Yaşamın En Büyük Buluşması Geride Kaldı!

Ünlülerin diyetisyeni

Ünlülerin Diyetisyeni: Uzman Diyetisyen Samet Yağlı

1 haftalik jomani fonksiyonel kahve diyeti

Jomani Fonksiyonel Kahve Diyeti

Başlıksız 2

KARACİĞER YAĞLANMASI DİYETİ

Hakkımızda

Uzman Diyetisyen Samet Yağlı tarafından kurulan Nutrition İstanbul, Levent’te hizmet vermektedir. Beslenme ve diyet danışmanlık merkeziyle başlayan hikayesi, beslenme ve diyet dergisi ile taçlanmıştır. Diyetisyenleri, beslenme & diyetetik öğrencilerini, sağlıklı yaşama ilgi duyanları bir araya getiren Türkiye’nin İlk Beslenme ve Diyet Dergisi Nutrition İstanbul, bu ay 18.sayısıyla tüm Türkiye’de okurlarıyla buluşmaktadır.

İletişim

info@nutritionistanbul.com
0549 222 0 222
Facebook
Twitter
YouTube

GİZLİLİK POTİKASI – MESAFELİ SATIŞ SÖZLEŞMESİ

Cards
Teknolojig Logo

    [honeypot honeypot-472764617]

      HEMEN ARAYIN

      0212 909 1 900

      Close
      BİLGİ FORMU
      BİZ SİZİ ARAYALIM
      HEMEN ARAYIN